01 Şub Toksik Pozitiflik
Toksik Pozitiflik
Bir şey nasıl toksik hale gelir ?
Bir ilacı gerektiğinden fazla kullanırsam zehirlenirim mesela. Su içmek de yararlıdır ancak fazlası vücuduma zarar verir. Ben ata sözlerini pek severim, azı karar çoğu zarar der mesela bir tanesi. Peki pozitiflik iyi birşeydir de nasıl olur toksik hale gelir? Günümüz dünyasının klişe kavramlarından biri oldu ne yazık ki pozitiflik ve istesek de istemesek de olması gerektiğinden fazla maruz kalıyoruz bence. Bu da çoğumuz için toksik etki yaratabilir.
‘” Sen en iyisisin, mutlaka yaparsın, önündeki engelleri birer birer aşacaksın. Seni hiçbir şeyin durdurmasına izin verme!’’ ya da ‘’İyi düşün, iyi olsun!’’ gibi sözcükler ( daha pek çoğunu burada söylemeye dilim varmıyor) aslında cesaret veren sözler gibi duruyor. Ancak toksik pozitiflik sinsidir. Bir anlık ihtiyaç duyduğumuz coşku ve cesaret duygusunu bizde canlandıran bu cümleler diğer yandan karşılaştığımız durum hakkında gerçek deneyimimizi, gerçek hislerimizi ve neler olduğunu görmemizi zorlaştırırken, yok saymamızı öğütleyen sözler haline geliyor.
İşinizi düşünün, motivasyona, cesarete ihtiyacınız var. Mesela aldığınız eğitimlerin bazılarından bu toksik gazlarla uyuşmuş olarak çıkıyorsunuz, mesela sanki eğitim sonrası “ dünyayı satacakmışsınız” gibi hissediyorsunuz. Alın size toksik pozitiflik.
Gerçeklerle aramıza bir duvar örüyor toksik pozitiflik. Yaşadığımız herşey, tüm duygular, tüm deneyimler bize ait ve hepsi gerçek. Pozitif olması şart değil, değiştirilmek zorunda değil. Pozitif düşülmesine, mutluluğun seçilen bir şey olduğuna inanılan bir toplumsal toksik pozitiflik var mesela.
Pandemi sürecinde üretkenlik ve pozitiflik baskısını hep birlikte gördük değil mi? Pek çoğumuzu nasıl da rahatsız etti.
Olanı olduğu gibi kabul edip bununla şimdi ne yaparım?
Gölgelerimde neler var?
Bunlarla yüzleşebilecek miyim?
İşte toksik olmayan ama oldukça pozitif ve gerçekli olan budur.