19 Ağu Tatilden sonra işe dönmek
Uzun bir tatilin ardından…
Birkaç günlük kısa bir moladan sonra bile işe dönüş bizi zorlarken uzun bir tatil olduğu zaman, işler biraz daha kötüleşebilir.
İş modundan tamamen sıyrılmak için çok çalıştık ve şimdi de anında üretken olmak için vites arttırmamız neredeyse imkansız. Biz insanız, makine değil. Biraz halsiz hissetmek ya da tatil sonrası ilk gün işlere odaklanamamak tamamen doğal. Öyleyse bu ilk günün şerefine verimliliğimizi arttırmak ve tatil enerjimizi üretkenliğe çevirmek için neler yapabiliriz kısaca bir düşünelim.
Hızlıca çalışmaya geri dönmenize yardımcı olmak için, ilk gününüzde işe motive olmanın, akıllı ve mutlu bir iş günü yaratmayı sağlamak için akla gelen fikirlerin bazılarını derledim.
Bir tatilden sonra işe döndüğünüzde nasıl motive olursunuz?
- Mümkün olan en küçük görevle başlayın.
- Öncelikleri hızlandırırken ve yeninden değerlendirirken iş gününüzün ilk saatlerinde dikkat dağıtıcı şeyleri engelleyin.
- Görevlere öncelik vererek ve erken bir galibiyet elde ederek ivme kazanın.
- İş arkadaşlarınız ve müşterilerinizle sohbet ederek adaptasyon sürecinizi hızlandırın.
- Daha iyi çalışma alışkanlıkları oluşturmak için bu günü fırsat bilin.
- Kendinize iyi bakın.
1- Mümkün olan en küçük görevle başlayın
Tatilden işe geri döndüğünüzde panik veya suçluluk duygusu ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Günlerdir yavaşlıyorsunuz ve şu andaki tek çaba; kaybedilen zamanı telafi etmek, değil mi?
Yine de, beyninizde gaza basmadan önce ona ısınma şansı vermeniz gerekir.
Beyinlerimiz, boyut ne olursa olsun yaptığımız işlerde ilerleme görmeye olumlu tepki verir. Psikologlar, yapılacaklar listenizden bir işi tamamladığınızda beyninizin dopamin salgıladığını söylüyorlar ve buna “ bitirme eğilimi “ diyorlar .
Bu yaklaşım her zaman iyi bir şey olmasa da ( daha büyük hedeflere odaklanmak yerine küçük işlere kolayca çok fazla vurgu yapabilir), motivasyonu yitirdiğimiz anlarda bir kurtarıcı yöntem olabilir.
Araştırmacılar Teresa Amabile ve Steven J. Kramer’in Harvard Business Review’de yazdığı gibi;
“… Sıradan, artan ilerlemeler, insanların işteki katılımını ve iş günü boyunca mutluluğunu artırabilir.”
Buradaki ana amaç sadece başlamanıza yardımcı olmak. Verimlilik ve motivasyon bu anlamda fizik gibidir. Yazar James Clear bunu şöyle açıklıyor : Newton’un ilk yasasını unutamıyoruz:
“Hareket halindeki nesneler hareket halinde kalma eğilimindedir. İki dakikadan daha kısa sürede başlamak için bir yol bulun.”
2. Öncelikleri hızlandırırken ve yeniden değerlendirirken ilk bir saatte dikkatinizi dağıtacak unsurları ortadan kaldırın.
Bir tatilden hemen sonra organize olmaya ihtiyaç duyan tek kişi siz değilsiniz. Ve ne yazık ki, toplantılar , güncellemeler ve “buluşmalar ” için çok sayıda talep de sırada bekliyor olacaktır. Bunlar kaçınılmaz olsa da, hiçbir şey bütün gününüzü kaybetmek gibi motivasyonunuzu öldüremez.
Deneyebileceğiniz bir teknik, ilk saatinizi (ya da gününüzü) toparlanmak, plan yapmak ve önceliklerinizi yeniden değerlendirmek için kendinize ayırmak olabilir.
Motivasyon konuşmacısı ve yazar Michael Kerr, “İdeal olarak, ilk gününüzü toplantılardan veya randevulardan uzak tutmaya çalışın – mümkün olduğu kadar kendi iş planınıza ayırın diyor.
Dolu bir günü engellemek söz konusu değilse, bir saat veya 90 dakika ile toplantıları sınırlamaya çalışın. En azından, dijital dikkat dağılmalarını engellemelisiniz. Böylece odaklanmış kalarak bir miktar ilerleme kaydedip kendinizi iyi hissedebilirsiniz.
3. Görevlere öncelik verip erken bir kazanç elde ederek ivmenizi arttırın.
Tatil sonrası ilk gün yeniden odaklanmak ve harekete geçmek için kendinize bir veya iki saat verseniz bile, yapılması gereken şeylerden dolayı bunalmış hissetmeniz oldukça doğaldır.
Yetişmeniz gereken pek çok şey olacaktır muhtemelen. Ama yine de iş planı listenize geri dönerek önceliklendirmeyi yapmak için birkaç dakika ayırmanızı öneririz.
İşte bunu yapmanın en kolay yollarından biri:
Yapılması gereken her şeyin bir ana listesini oluşturarak başlayın . Bu; görevler, e-postalar, toplantılar, müşteri ziyaretleri, raporlar, hedefler anlamına gelir. Gerçekten her şey. Tüm bu düşünceleri kafanızın içinden çıkarıp bir kağıda dökmek büyük bir rahatlama olacak ve her şeyi anlamanıza yardımcı olacak.
Ardından, hızlı bir şekilde yapabileceğiniz tek bir şey seçin . Daha önce de söylediğimiz gibi erken bir galibiyet, kendine güven ve motivasyon kazandırır.
Son olarak, günün geri kalanı için bir plan yapın. Ana listenizden seçtiğiniz 3-4 ana görevden oluşan kısa bir yapılacaklar listesi oluşturun. Yaptıklarınız size kendinizi iyi hissediyorsa yarın için de bir plan yapabilirsiniz.
Kısacası “yapacak çok işim var!” yerine “bir planım var!” diyebilmek işe döndüğünüzde motive kalmanızın en güçlü yollarından biridir.
4. İş arkadaşlarınızla ve müşterilerinizle sohbet ederek işe yeniden başlamanın stresinden kurtulun.
Çok fazla konuşma “Tatiliniz nasıl geçti?” konuşması üretkenliği azaltabilse de, uzun bir tatilin ardından işe geri döndüğünüzde ekibinizle yüz yüze bir zaman planlamanız ve iş arkadaşlarınızla birbirinizi motive etmeniz önemlidir. Bazen tam tersi bir etkiyle de karşılaşmak mümkün olabilir. O zaman ya grubu motive etmek adına liderlik yapabilirsiniz ya da uzaklaşmayı seçmelisiniz.
Bir müşteri ziyareti ya da müşterilerinizle telefon konuşmaları planlayın. Bu konuşmaları yalnızca işe uyumlanmak için bir fırsat olarak değil, aynı zamanda siz uzaktayken önceliklerin değişip değişmediğini görmek için kullanın. Şu an onlar için neyin en önemli olduğunu ve şimdi geri döndüğünüzde nasıl en iyi şekilde yardım edebileceğinizi sorun.
Ek bir bonus olarak, bu sohbetleri öğleden sonra düzenleyin, bu da herkese organize olma ve hazırlanmak için zaman kazandırır. Müşteri sohbetleri de günü verimli bitirmenizi sağlar.
5. Daha iyi çalışma alışkanlıkları oluşturmak için tatil dönüşü fırsatından yararlanın
Mola verip işe yeniden başlamanın en değerli yararlarından biri, iş gününüzü nasıl geçirdiğinizi ve çalışma alışkanlıklarınızı taze gözlerle görmenizi sağlamasıdır.
İyi bir tatil; sizi günlük çok çalışma rutininizden biraz geri çeker ve bazı şeyleri görmenize olanak sağlar.
“İş -aile- özel hayat dengesini yeterince doğru kurabiliyor muyum? Çocuklarımla yeterince zaman geçiriyor muyum? Yeterince uyuyor muyum?” Molalar farklı bir şey yapmayı planlamanıza izin verir.
Tatil sonrası ilk iş gününüzde eski rutininize geri dönme dürtüsüne direnin. Hepimiz zamanla bazı kötü çalışma alışkanlıkları geliştiririz ve tatiller bize bunları değiştirmek için harika bir fırsat verir.
İş yaşamımızdaki rutin hıza geri dönerken “olağan” davranışlarınızın bilincinde olun. Ne yaptığınızı, ne zaman ve neden yaptığınızı (yani sizi neyin tetiklediğini) izlemek için en azından basit bir kağıt parçası kullanın veya dijital cihazlardaki uygulamalardan yararlanın. Zamanınızı alan, dikkatinizi dağıtan, odaklanmanıza engel olan şeyler nelerdir? Sizi asıl amacınızdan uzaklaştıran engelleriniz nelerdir? Bunları tesbit etmek için tatil dönüşlerini bir fırsat olarak görebilirsiniz.
6. Kendine iyi bakın.
Son olarak, işe geri döndüğünüz ilk gününüzde biraz yavaşlamış olmanın sorun olmadığını unutmayın. İşyerinde üretken olmak bir 100 mt koşusu değil, maratondur. Ve yavaş bir başlangıç, ilk metrelerdeki sakatlanmadan daha iyidir.
Zihninizin ve bedeninizin sesine kulak verin. Enerji ve motivasyon ihtiyacına göre eğer ihtiyacınız olduğunu hissediyorsanız bir adım geriye gidin ve uzaklaşın.
Ofiste dolaşmak için 5-10 dakikalık kısa bir mola bile motivasyonunuzu artırmak, yeni fikirleri teşvik etmek veya tükenmiş enerji depolarınızı doldurmak için yeterli olabilir.
Ve kendinizle barışıp kendinize hoşgörülü olmayı unutmayın. Yapılan araştırmalara göre;
“Abartılı öz-eleştiri zihinlerimizde ve bedenlerimizde toksik etki yaratabilir. Verimliliğimize müdahale eden olumsuz düşüncelere yol açabilir ve kronik hastalığa yol açan ve yaşlanmayı hızlandıran inflamatuar mekanizmaları uyararak vücudumuzu etkileyebilir.”
iyisi mi önce kendinize iyi bakın.