12 Kas Kendimizi nasıl affederiz?
Kabul edelim; hepimiz hatalar yaptık. Gerçekten de en çok hatayı kim yaptı?
Zaman zaman hepimizin içinden şu sözler çıkar: Bilseydim bu işe girmezdim, bu riski almazdım, şu kişiyi hayatıma sokmazdım, bilseydim geç kalmazdım, o talihsiz sözleri söylemez, dilimi tutar, borç vermez ya da kefil olmazdım….
Pek çoğumuz hayatımızdaki diğer kişileri affetmek konusunda daha yüksek tölerans gösteririz de bir kendimizi affetmeyi başaramayız.
Ben de bir hata yaptığımda mükemmeliyetçi olduğum için kendimi çok kötü hissediyor ve başkaları benim hatamı fark ettiğinde, yok olmak istiyordum. Sonra da günlerce nasıl böyle bir hatayı yaptım diye kendi kendimi yiyordum. Sonunda koçluk alarak kendimi dövmekten vazgeçtim. Hatalara bakış açımı değiştirdim, odak noktam değişince kendi kendimle ilişkim de değişti.
Hatanızı düzeltin
Bu farkındalık sürecinde karşılaştığım ve bana faydalı olan bir kavram “doğru”.
Şirketinizin tüm müşterilerine ya da üst yöneticinize yanlışlıkla gönderilmemesi gereken bir e-posta gönderdiğinizi varsayalım. Tüm ekip arkadaşlarınız size biraz öfkeli. Siz de utanç içindesiniz. Zamanı geri çevirebileceğini düşünüyorsunuz ama çok geç. Sadece yüzünüzü ellerine gömmek ve görünmez olmak istiyorsunuz.
Farklı bir perspektiften bakmak ve bazı şeyleri düzeltmek için en azından benim için işe yarayan bazı sorular:
Bu bir insanın yapabileceği en kötü şey mi?
Sadece yanlış bir karar mıydı?
Küçük bir aptallık mı yoksa hayati önem taşıyan korkunç bir şey mi?
Bir sene boyunca gülüp şaka yapacağın bir hikaye olabilir mi?
Bu küçük hatanın ağır sonuçları olabilir mi?
Bu senin hayatının sonu mu olacak ?
Bugünün haberleri yarının tozlu raflarında yerini alacak ve unutulacak.
Hatırlanması gereken yararlı bir deyim “bugünün haberleri yarının tozlu raflarında yerini alacak ve unutulacak.” Kısacası bugün için önemli olan bugüne ait olandır, yarın için öncelikler, önemli olan şeyler farklı olacaktır.
Cesaret olmadan hiçbir şey kazanılmaz. Hata olmadan yeni bir şey keşfetmek mümkün değildir.
Bunu yazmamın sebebi Thomas Edison’un şu sözüdür: “Başarısız olmadım, işe yaramayan 1.000 farklı yol buldum”.
Yeni yollar, yeni deneyimler ancak cesaretle atılan adımlarla mümkündür. Dünyayı değiştirmeyi başaran insanların ortak özelliklerinden biri yeni adımlar atabilme cesareti, biri de hatalarını kabul edip ders alarak ve kendilerini affederek yola devam edebilme gücüdür.
Bu güç hepinizin içinde var; sadece onu bulup dışarı çıkarmanızı ve işbirliği yapmanızı bekliyor.
Affetmek özgürleştirir. Enerjinizi alan ve sizi güçsüz kılan stres, öfke ve negatif duygulardan uzaklaştırır. Değerinizin farkına varır, yeni şansları hak ettiğinizi düşünür ve yeni yollara cesaretle adım atarsınız.
Kendinizi affedin, çünkü mükemmel kusurlarımız var. Hepimiz hatalarımızdan öğrenir ve umarım tekrarlamayız.
İyisi mi; düzeltin ve ihtiyacınız olan yerde özür dileyin. O zaman en önemlisi, kendin için kendi özrünü kabul et ve o zaman hayata devam et.